
İlk durağım zeytinciliğiyle ünlü eski bir Rum yerleşimi olacak: Zeytinbağı (eski adıyla Trilye).
Bu noktaya 2 yoldan varmak mümkün:
Kıyı rotası: Pendik-Yalova deniz otobüslerini kullanarak Yalova’ya indikten sonra kıyıdan Çınarcık, Çiftlikköy, Armutlu, Gemlik, Mudanya takip edilerek Trilye’ye ulaşmak mümkün, yol virajlar eşliğinde devam ediyor, hız yapmaktan çok deniz havası almak isteyenlere. 2008 sonbaharında yol yapım çalışmaları devam etmekteydi, mıcırda sürüş tecrübesi edinmek isteyenler için birebir…
Yalova-Bursa otoyolu: Yalova’ya geldikten sonra Çınarcık sahil yolu yerine Bursa istikametine devam ederseniz, TIR ve kamyonların bildik rotası olan otoyoldan Orhangazi, Gemlik’i geçtikten sonra Kurşunlu sapağından sahile çıkabilirsiniz. Bu rota otoyol olması açısından daha hızlı ancak “ben geze geze gitmek istiyorum”cular için pek bir şey ifade etmiyor. Sahil yoluna göre daha az yorucu, dönüşte tercih edilebilir.
Trilye’de nerede kalacağız? sorusuna vereceğim cevabım sahildeki Çınar Motel olur (http://www.cinarmoteltrilye.com/). Bu restore edilmiş eski Trilye evinde odalar konforlu ve temiz, işini bilenlerin elinde çok daha pahalı bir “butik otel” olabilecek bir tesis, birileri uyanmadan elinizi çabuk tutun derim.

Nerede/ne yenir? sorusuna motelin ortak işletmesi olan ve kıyıya inince hemen köşede fark edeceğiniz “Savarona” cevabını vereceğim. Gazyağı lambaları, bakır bakraçlar vb. gibi antikalarla dekore edilmiş gayet sevimli bir balık lokantası, “çok içersem odama zor dönerim” derdi yok, motelle arası 20 adım… Geçen sefer yemek sonrası el havlusu hediye etmişlerdi, bu kadar reklam yaptım, artık plaj havlusu alabilirim herhalde J
Sonbahar ve kış geceleri çok sessiz olan Trilye’de, dalgaların sesini bir de köpek havlamalarını dinleyerek uyuyabilirsiniz. Ertesi gün dar sokaklarda yürüyüşe çıkıp eski Rum binalarını; halen konut olarak kullanılan eski kilise Dündar Evi’ni (Yuannes Kilisesi), pembe rengiyle fark edeceğiniz kiliseden devşirme Fatih Cami’ni (Büyük Kilise), metruk haldeki Papaz Okulu’nu (Taş Mektep) gezebilirsiniz… Bunun dışında her köşe başında karşınıza çıkan birçok Rum yapısı bina restore edilmeyi bekliyor. Sokaklarından zeytin kokusunun eksik olmadığı Trilye’de tekrar yola koyulmadan önce bir çay içmek isterseniz, tepede manzaraya hakim ve her daim esen Çamlı Kahve’yi öneririm. Çantalarında yer olanlar zeytin alabilirler, başlıca geçim kaynağı zeytin olan bu beldede bir de şarap üreticisi var: Baküs, ama tatma şansım olmadı, bir dahaki sefere artık…
Trilye’yi geride bıraktıktan sonra gidonumuzu doğuya, İznik Gölü’ne doğru kıracağız. Yeni rotalarda görüşmek üzere, esen kalın…
İlgen ERTUR -(Aprillia Pegaso)
No comments:
Post a Comment