Thursday, 26 March 2009

Merhaba

Herşey Mart ayının başında, aşağıda ki "çağrı" yazısı ile başladı..

Okuduğum motorsiklet dergilerinin hiçbirisini beğenmemem, beni daha kaliteli yazılar okuma arayışına yönlendirdi.

İkna edebildiğim bir kaç arkadaşım ile birlikte kendi yazılarımız yazamaya karar verdik.

Eğer beğenirseniz devam edeceğiz. Hep birlikte sizlerin de katılımı ile...

Beğenmezseniz en azından denemiş olacağız, içimizde kalmamış olacak..

Bu “dergiciği” beğendiyseniz ve yazılarınızla katkıda bulunmak isterseniz 25 Nisan’a kadar bana gönderebilirsiniz.

E-posta adresim şöyle;

mehmetsevig@gmail.com

Bu sayıda, yazıları ile katkıda bulunan arkadaşların kullandığı motosikleti/leri de, isimlerinin hemen ardından yazdım. Burada iki amacım vardır;

Birincisi, bu arkadaşların kullandığı motosikletin yorum ve katkılarını etkileyebileceğini düşünmemdi. Bir enduro kullanıcısının, CBR 600RR hakkında ki yorumunda “sırtım 15. dakikadan sonra ağrımaya başladı” demesini anlayışla karşılamak lazım. Veya bir CBR 600RR’cının, Yamaha Ténére izlenimlerini aktarmasında “sağır bu motor gitmiyor” demesi gibi..

İkincisi ise aşağıda Ediz Aksoy’un yazısında okuyacağınız gibi bir “exup” problemi yaşadıysanız, kendisi sorununu nasıl giderdiğini hemen anlatabilir. Böylece hem gelecek sayının yazısı çıkar J, hem de aynı marka motorlar kullanıcıları sorunlarına denenmiş çözümler bulurlar..

Dergiciğin, bundan sonra ki sayısına katkılarınızı bekliyorum.

Herkese güvenli sürüşler..


Not: Dergiciğin bir redaktörü yok ama bu geçerli bir sebep değil bu sebeple bulacağınız tüm imla hataları için peşinen özür dileriz..









Çağrı....

Neden Türkiye’de “adam gibi” motorsiklet dergisi yok ?

Sorun, benim kişisel “müşkülpesentliğim” mi ? Yoksa gerçekten piyasada okunacak, doyurucu motosiklet dergisi bulunmaması mı?
Sorunun cevabı aslında, başka bir soruda gizli.
Neden adam gibi motorsiklet dergisine ihtiyaç var?
Cevabı basit, ne kadar kapsamlı, eğitici ve kaliteli motosiklet dergisi, toplumda o kadar derin ve geniş bir motorsiklet kültürü.
Bir diğer deyişle, motorsiklet kültürünün yayılması ve nitelikli olarak yayılması, ancak kaliteli yayınlar ile kitlelerin eğitilmesi ile mümkün.

“Çeviri” dergiler ile veya sadece belirli bazı yazarları motosiklet ile uzaktan yakından ilgili olmayan “ottan boktan yazıları” ile veyahut “o hafta kim hangi motoru ödünç verdiyse ondan taraf yazılar” ile dergicilikte olmaz, motorsiklet kültürü de yayılmaz.

Motosiklet dergiciliğinin, yukarıda anılan safsatalar ve çarşaf çarşaf ilanlardan ibaret olmadığını, dergicilere anlatmak ta oldukça zor.

Ancak adam gibi yazılmış, motosiklet yazıları okumak ta hepimizin hakkı.

Motosiklet dergisi yazarlarının yaptıkları kilometrenin benden fazla olması dışında hiç bir artılarının olmadığını düşünüyorum.

Bu belki de çok keskin görüşümü, bir meydan okuma olarak ileri sürüyorum.

Peki, adam gibi motorsiklet dergisi yoksa ne yapacağız?

Cevap; Kendimiz yazacağız ve kendimiz okuyacağız....

Eğer sizler de beş para etmez kısır içerikli dergileri okumaktan sıkıldıysanız, gelin el verin. Bu ay istediğiniz uzunlukta, fotoğraflar ile süslediğiniz bir (ya da bir kaç) yazı hazırlayın.

Yalnız, gerçek birer yazı olsun. Link attım kolaya kaçtımlarla hiç uğraşmayın, kendinizi de kandırmayın.

Sonra elektronik ortamda bu yazıları birleştirip, denemelik dergimizi çıkartalım.

Sevdiğimiz motorcu dostlarımızla paylaşalım.

Elimize ne mi geçecek ??

Elin üç kuruş kafası basmaz adamlarının yazdığı yazıları okumak yerine sevdiğimiz ve kafasının çalıştığına emin olduğumuz, bilgi sahibi dostlarımızın yazdıklarını okuyabileceğiz.
Hem de bir zahmet yazdığımız, yazı karşılığında....

Unutmayın hayat kısa ve onu nitelikli bilgi ile aydınlatabiliriz ancak..

Haydi son yazı teslimi 25 Mart Çarşamba.

Eleştirip duracağımıza, kendimiz elimizden geldiğince bir şeyleri düzeltelim.

Ben mi??? Tabi ben de yazacağım..

Çok Sevgiler..

No comments:

Post a Comment